M. Ali Alpar

Feza Gürsey Enstitüsünün TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezindeki Bilişim ve Bilgi
Güvenliği İleri Teknolojileri Araştırma Merkezi’ne bağlanacağı haberleri üzerine yazıyorum.
Feza Gürsey Enstitüsünün önceli olan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezindeki Temel Bilimler Araştırma Enstitüsünde çalıştım. Sonra TÜBİTAK Bilim Kurulu üyesi olarak Teorik Fizik ve Matematik alanında Boğaziçi Üniversitesi Kandilli kampusunda Feza Gürsey Enstitüsü’nün kurulması sürecinde katkıda bulundum. Sonraki yıllarda da Feza Gürsey Enstitüsünde Yaz Okulu- Konferans düzenlemek ve ders vermek şeklinde ilişkilerim oldu. Bu kurumla ilgili gelişmeleri ve tartışmaları, kuruluşundaki fikri, sonunda FGE nin yarattığı değerleri ve ülkede eğitime ve araştırmaya katkılarını biliyorum. Öteden beri genelde teorik araştırmalara ve özelde bu enstitünün kuruluş ve çalışma tarzına ilişkin kuşku ve eleştirileri de biliyorum.
Feza Gürsey Enstitüsü’nün hem kendi değeri hem de geçmişi ve geleceği ile Türkiye’de bilimsel araştırmanın gelişmesi için nasıl bir örnek ve potansiyeli temsil ettiğini göz önüne alarak bu kararın olası gerekçelerini tartışmaya çalışacağım.

Feza Gürsey Enstitüsü Neden Kuruldu? Neden MAM dışında kuruldu?

Feza Gürsey Enstitüsü Erdal İnönü tarafından, TÜBİTAK MAM da Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü olarak temel bilim alanlarında (Fizik, Kimya, Biyoloji, Yer Bilimleri, Matematik) araştırma yapmak amacıyla kurulmuştu. Zaman içinde uygulamalı araştırmalarla temel bilim araştırmalarının ayni kampusta ortak bir yönetimle sürmesi sorun yarattı. Temel araştırmalar için araştırmacıların üniversitelerden uzak bir yere gelip gitmeleri ve etrafta doktora öğrencleri olmaması, değerli araştımacıların öğrenci yetiştirme imkanı olmaması da bir eksiklik oluşturdu. Uygulamalı alanlarda doktora öğrencilerininMAM da çalışması benimsenmedi, üniversitelerden de destek görmedi.

Feza Gürsey Enstitüsü’nün TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezindeki “Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojileri Araştırma Merkezi’ne bağlanması işlevini kaybetmesi ve kapanması demektir. Teorik Fizik ve Matematik “Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojilerinin bir alt alanı değildir. Bu uygulamalara yardımcı olmakla tanımlanan bir araştırma alanı da zaten Teorik Fizik ve Matematik olmaz.

Bu yol enstitüyü sürdürmenin yegane yolu diye sunuluyorsa, kapanmasın diye Gebze ye taşınıyorsa bunu mantıki bir gerekçe kabul edemeyiz.

Sırf lojistik açılardan Gebze MAM kampusu, Feza Gürsey Enstitüsü ‘nün İstanbul da olmasının hergün oraya gelip giden araştırmacılar için kolaylığını, okullar ve seminerlere gelen uluslararası akademisyenlere sunduğu çekimi sağlayamaz. Türkiye’nin her yanından burada okullara katılma için gelen öğrenciler için Enstitünün sunduğu barınma ve çalışma imkanlarını bunun için yapılmış olan yatırımlardan vazgeçip bunları yeniden MAM da oluşturmak, MAM imkanları ile paylaşmak ya da okullardan vazgeçmek için de sebep gerekir.

Farklı Displinlerde Başka Üniversitelerde de Araştırma Enstitüleri Olabilir – Olmalı

Feza Gürsey Enstitüsü kurulurken yazılan yönetmelik tek bir enstitüyü değil ilerde başka örnekleri de olacak bir prototipi öngörüyordu. O ilk yönetmelikte bir üniversite kampusunda, TÜBİTAK ve o üniversite arasında bir protokol ile kurulan, başka üniversitelerin araştırmacılarına ve doktora öğrencilerine de açık olan bir enstitü modeli öngörülmüştü.
Bir üniversite ile bağıntılı olma araştırma eğitimi ve genç kuşakların varlığı için, TÜBİTAK ın sahiplenmesi ise bütün Türkiye üniversitelerine açık olması için düşünüldü.

Feza Gürsey Enstitüsü bir ilk örnek olarak düşünülmüştü. Başka üniversitelerde ve başka displinlerde de aynı örnek tekrarlanabilecekti. Tersine olarak ‘başka yerlerde başka disiplinlerde madem yok o zaman burada da olmasın’ yaklaşımı da mantıki değildir. Mantıki ve olumlu yaklaşım bu modelin değerlendirilmesi, olumlu yanlarıyla TÜBİTAK ve başka desteklerle farklı disiplinlerde ve farklı üniversitelerde de tekrarlanmasıdır. Elbette TÜBİTAK ın her disiplinde her üniversitede bir araştırma enstitüsü açmasından söz etmiyoruz. Başka alan ve kampuslara da modeli yaymak için buralardan gelecek talebe göre bir değerlendirme ve sıralama ile model yayılabilir. Bunun yerine zaten var olan ve iyi işleyen tek örneğin kapatılmasının gerekçesi herhalde tek örnek olması değil.

Feza Gürsey Enstitüsü neleri başardı:

1. Bu enstitüde iyi araştırmalar yapıldı. Dünyanın önde gelen teorik fizikçileri Türkiye nin böyle bir enstitüsü olduğunu bilirler. Bazıları buraya gelmiş ders vermiştir. Bu enstitü Feza Gürsey adına kurulmuştur. Feza Gürsey’i de bilim dünyası çok iyi tanır ve bu enstitüyü onun adına kurulmuş, o büyük ismi Türkiye’de yaşatan güzel bir kadirşinaslık, örneği olarak, bir kültür örneği olarak bilirler.

2. Bu enstitü bilim insanlarını bir araya getirir, burada birlikte çalışmış, bir ortak sinerji ortamında teorik fizik ve matematik yapmışlardır.

3. Bu enstitüde genç araştırmacılar yetişmiştir. Postdok statüsünde mesleğin ilk yıllarında ders vermeden, etraflarında bulunan bir grup araştırmacı ile birlikte araştırma yapma imkanı Türkiye de ilk önce bu enstitüde denendi. Yurtdışında yetişmiş parlak yeni doktoralı gençlerin Türkiye’ye dönüşlerine ve burada verimli bir araştırma ortamı bulmalarına imkan verdi.

4. Bu enstitü dışarda başarılı kariyerleri olan bilim insanlarına Türkiye’ye dönmeyi cazip kıldı. Bunun için maddi imkanlardan çok burada araştırma yapma, okul kurma imkanlarının olması önemli.

5. Feza Gürsey Enstitüsü lise, üniversite lisans ve lisansüstü düzeyde öğrenciler için, genel fizik ve matematikte, hem enstitüde çalışılan araştırma alanlarında hem de başka araştırma alanlarında, enstitü içinden ve dışından ve yurtdışından en aktif, en yaratıcı bilim insanlarının ders verdiği okullar yaptı ve yıllardır bunu sürdürdü. Türkiyenin her yanından bu şekilde bilimle tanışmış araştırmayı meslek olarak seçmiş, aramıza katılmış ve katılmakta olan gençler var.

Feza Gürsey Enstitüsünün tüm yöneticilerinin, orada çalışan tüm araştırmacıların bilimsel çalışmaları ile ve verdikleri derslerle katkıları oldu. Enstitünün kurum olarak değerlendirilmesi herhalde yöneticilerin değerlendirilmesinden ayrı bir konudur.

Olası Eleştiriler ve Değerlendirmeler:

a. “TÜBİTAK sadece fonlama yapmalı proje bazında destek olmalıdır. Ayrıca araştırma enstitüsü kurmamalıdır. Feza Gürsey Enstitüsünde desteklenen postdok, araştırmacı, yaz okulu ve konferans düzenleme doktora öğrencisi destekleri için nasıl olsa TÜBİTAK tarafından ayrı ayrı destek programları var ya”:

– Belli bir konu etrafında bu araçların tümünü koordine olarak kullanacak bir araştırma ortamının ayrı bir verimliliği var. Burada değerlendirmelerin TÜBİTAK Merkezi tarafından değil enstitü tarafından yapılması TÜBİTAK Yönetimi tarafından bir sakınca olarak görülmüş olabilir. O zaman samimiyetle sormak lazım- Neden? Eğer Türkiye’deki ve dünyadaki en iyi araştırmacılardan bazılarını bir araya getiren bir ortam varsa buradaki etkinliklerin ve araştırmanın organizasyonu, katılacak gençlerin seçiminin de buradaki araştırmacılarca yapılması en doğal ve verimli olanı. Rasyonel olan, okulların, postdokların araştırmacı ve öğrenci seçimini bir elden entegre bir değerlendirmesidir.

– Temel bilimlerde proje bazında, tasarım amaçlı, sonunda ne çıkacağı önceden sipariş edilebilen araştırma olmuyor. Araştırma desteği için projeler yazıyoruz ama bu projelerin temel bilimlerdeki anlamı uygulamalı dallardakinden farklı. Onun için de belli bir araştırma alanında ortamı yaratmak ve canlı tutmak münferit proje desteklerinden daha verimli, sinerji sağlayan ve bizim alanlarımızın doğal çalışma tarzı olan yoldur.

b.“Peki neden TÜBİTAK desteklesin? “

– Çünkü tüm Türkiye ye açık bir katılım düşünülüyor.

c.“Bu işlevlerin bazılarını üniversiteler de nasıl olsa yerine getiriyor/getirmeli.”:

– Tabii öyle olmalı, elbette üniversiteler de araştırma yapmalı/yapıyorlar, ellerinden geldiği kadar iyi öğrenci çekmeye iyi öğretim üyeleri bulmaya calışmalı, çalışıyorlar. İyi bilim adamlarını Türkiye’ye getirmeye gayret ediyorlar . Üniversiteler kendi kampuslarında araştırma merkezleri açıyorlar. Bütün bunlar iyi gelişmeler. Ama üniversitelerin bunları yapmaları bir araştırma alanında topluca bu araçları kullanan bir enstitünün olmaması için bir gerekçe değil. Enstitü bütün ülkeye açık bir alan yaratarak tek tek üniversitelerin yapabileceğinden fazlasını ayrıca sunuyor. Buna gerek var. Enstitü kapanınca üniversiteler daha iyi araştırma yapıyor olmayacak.

Neden sadece Boğaziçi – Kandilli; neden sadece belli disiplinler?. Yukarda da değindiğim gibi zaten amaç bundan ibaret değildi. Başka üniversitelerin ve başka disiplinlerin de kendi bünyelerinde kendi tercih ettikleri temel ve uygulamalı bilim ve teknoloji alanlarında araştıma enstitüleri kurmaları, TÜBİTAK tan destek alabilmeleri iyi olur. Feza Gürsey Enstitüsü bunun olabileceğini gösterdi. Daha da iyi gelişmesi için teşvik edilmesi önünün açılması beklenir.

Başka disiplinlerde, başka üniversitelerde de modelin varyantları denenebilir. Başka örnekler de olsun demek yerine bu örnek de olmasın sonucu eğer bu örnek başarısız olsa idi çıkardı.

d. ‘TÜBİTAK sadece uygulamalı alanlarda araştırmayı desteklemeli. ‘

Sadece uygulamalı alanları destekleyen bir politika ile o ülkede araştırma ve özgün yaratıcı bilim gelişmez. Hiçbir örneği yok bunun. Uygulamalı alanlar da temel bilimlerin desteklenmediği yerde sağlam bir gelişme göstermez. Dünyada uygulamalı araştırmalar ve destekleri elbette hızla artıyor ama bu demek değil ki temel araştırmalardan vazgeçiliyor. Bilimin ilerlediği bütün ülkelerde temel araştırma enstitüleri var, yenileri kuruluyor, bunları da ulusal ajanslar, kamu kurumları, üniversiteler ve ayrıca özel sektör ve vakıflar destekliyor. Bu enstitüler en soyut ve uygulamadan uzak konularda da açılıyor. Kaldı ki Feza Gürsey Enstitüsünün desteklediği teorik fizik dalları arasında yeni teknolojinin can damarlarından olan yoğun madde fiziği de var.

e. ‘Zaten Türkiye de bilimsel araştırma yoktur olamaz. Bizim gibi ülkelerde bilimi destekleme gerçekçi değil. ‘

Türkiye’de iyi bilim yapılıyor. Bu ülkenin potansiyeli ile daha fazlasının olması gerekir.

f. ‘TÜBİTAK desteğiyle araştırma enstitüleri uzun yaşayamaz.’

Bu herhalde TÜBİTAK ın gerekçesi olamaz. Yoksa kapalı bir döngü ile gerekçe arayışımızın başına döneriz.

Sonuç:

Feza Gürsey Enstitüsü TÜBİTAK desteğinin yıllar boyunca azalmasına rağmen başarılı olabildi. Yapılması gereken TÜBİTAK bütçesinin harcanmayan kısmıyla kıyaslandığında ufacık bir bütçe ile hayatta kalmaya çalışarak bunları başaran Feza Gürsey Enstitüsünün önünü açmak ve örnekleri iyileştirmek ve çoğaltmak olmalı.

M. Ali Alpar
Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi
TÜBİTAK Bilim Kurulu eski üyesi
Türkiye Bilimler Akademisi üyesi

Advertisements

About fezagursey

Physicist.
This entry was posted in Akademisyen Mektupları - tr, Uncategorized. Bookmark the permalink.

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s