Emre Sevinç

Merhaba,

Bu yazdığım elektronik mektup bir şey değiştirecek mi bilmiyorum ama Türkiye’den aldığım ve Feza Gürsey Enstitüsünün işlevsizleştirilmek sureti ile sona erdirilmesi haberinden ötürü derin bir üzüntü içerisindeyim. Bu acı verici haber karşısında duygularımı ve düşüncelerimi paylaşmak üzerinizde bir etkiye yol açacak mı bilemem ama en azından dünyanın dört bir yanındaki Türklerin tepkisiz olmadığına dair bir delil sunmuş olacağım.

Daha üniversite eğitimi almadan önce, lise öğrencisiyken, 90’lı yılların başında TÜBİTAK’ın Bilim Teknik dergisinde Feza Gürsey ile ilgili makaleleri okumuş ve ülkemden dünya çapında böyle bir bilim insanı çıktığı için mutlu olmuş, gurur duymuştum. Ardından İTÜ’de ve Boğaziçi’nde geçen eğitim hayatım boyunca pek çok değerli hocamdan ve okuduğum diğer kaynaklardan temel bilimlerin, matematiğin ve fiziğin bir ülkenin uzun vadeli gelişimi için ne denli büyük bir öneme ve değere sahip olduğunu öğrenecek, bunun pek çok örneği ile karşılaşacaktım. İnsan düşüncesinin sınır tanımayan yaratıcılığının ancak özgürlük ile beslenen bir ortamda yeşerdiğini kabul etmek günümüz “piyasa şartlarında” ve kısa vadeli bakış açılarınca naif ve hayalperest bir yaklaşım gibi görünmektedir, bunun farkındayım. Feza Gürsey Enstitüsünün kapatılmasına benzer üzücü örneklerini gerek Avrupa, gerekse ABD üniversitelerinde de görmeye başladık.

Lakin iki kritik noktayı göz ardı etmemek gerekli:

– Bir yanlışı bir milyar kişi de yapsa, o gene yanlıştır.

– İleri seviyede ve dünya standartlarında çalışmalar gerçekleştiren bilim insanlarına ev sahipliği yapan bir teorik fizik ve matematik enstitüsünü ‘Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Araştırmalar Merkezi’ başlıklı bir yere bağlamak, onu gittikçe işlevisiz hale getirmek dünyanın herhangi bir yerinde kaliteli bir üniversite eğitimi almış hemen herkesi şaşırtacak, anlaşılması çok güç bir karardır.

Sıradan bir vatandaş olarak pek bir gücüm yok kararınızı etkileyecek, bunun ben de farkındayım, tıpkı sizin gibi. Ama elimdeki iletişim olanaklarını olabildiğince kullanarak bu yanlış karardan dönmeniz için sizi ikna etmeye çalışacağım, insanlığın ortak bilgi birikiminin gelişimi için, bilim için ve Türkiye’nin böyle üzücü şekilde anılmaması için en azından bu kadarını yapabilirim.

Bu yazıyı tanıdığım en usta zihinlerden biri olan, bir dönem Feza Gürsey Enstitüsü’nde de (FGE) çalışmış sevgili Prof. Dr. İlhan İkeda’nın sözleri ile noktalamak istiyorum çünkü altına tereddüt etmeden imza atacağım şeyler demiş:

“FGE’nin benim için apayrı bir yeri var kalbimde… Ben FGE’de 2003 yılına kadar araştırmacı olarak mutluluk içinde çalıştım. O zamanlar öyle büyülü ve şahane bir çalışma ortamı yaratılmıştı ki, eğer o tempo ile FGE devam etseydi, şu an dünyanın en saygın teorik fizik ve pür matematik enstitülerinden birisi olurdu… Hiç abartmıyorum. Haftada 5 gün ofisimden dışarı çıkmadan sabahlara kadar heyecan ile çalışırdım… Sadece ben mi ? Sabah 03:00’da ofislerin pek çoğu dolu olurdu, geceyarısı seminerleri dahi yapardık… Bu sihirli atmosfer ne yazık ki korunamadı… Bu çok yazık… Fakat FGE’yi eski haline getirmek zor değil. Pek çok yetenekli genç bilim insanı var ülkemizde. FGE kapatılmayı kesinlikle hak etmiyor.

Son diyeceğim, TÜBİTAK kararından vazgeçerse büyük bir tarihi hatadan dönmüş olur…”

Saygılar,


Emre Sevinç, Araştırmacı
http://www.ua.ac.be/main.aspx?c=emre.sevinc

Linguapolis Enstitüsü
Anvers Üniversitesi
Belçika

Advertisements

About fezagursey

Physicist.
This entry was posted in Vatandaş Mektupları. Bookmark the permalink.

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s