Mehmet Ali Alpar

Sayın Nihat Ergün
Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı

Sayın Bakan

Rahmetli hocamız Feza Gürsey’in 1968 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülünü
alırken yaptığı konuşmanın Türkiye için temel bilimler ile ilgili
kısımlarını ilişikte ve aşağıda sunuyorum. 43 yıl önce yapılan bu
konuşmada o zamandan beri olumlu olarak değişen birkaç nokta var:
Türkiye artık fakir değil, Türkiye’deki iyi genç fizikçilerin (ve
matematikçilerin ve diğer disiplinlerdeki temel araştırmacıların)
sayıları düzinelerin çok üstünde, ve bilimde olsun toplumun genelinde
olsun fikirler ve tartışmalar artık mektup, telgraf ve habercilerle
değil internetle yayılıyor.

Türkiye Cumhuriyetinin ilk Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı olarak bu
şerefli göreviniz iyi çalışmalara yol açsın, size, bilim ve teknoloji
camiamıza ve ülkemize hayırlı olsun. En iyi dileklerimle saygılarımı
sunarım,

Mehmet Ali Alpar
Astrofizikçi – Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi

TÜBİTAK- TWAS Bilim Ödülü (Fizik) 1992
TÜBİTAK Bilim Kurulu eski üyesi (1993-1997)
Türkiye Bilimler Akademisi üyesi

———————————————————————-
Feza Gürsey’in 1968 Bilim Ödülü Konuşmasından

“Muhyiddinem dervişem
Hak yoluna girmişem
On sekiz bin âlemi
Bir zerrede görmişem.”

Feza Gürsey’in 1968 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü’nü alırken yaptığı
güzel konuşmanın son iki bölümü. Konuşmanın tam metni Bilim ve Teknik
dergisinin 295. sayısında (Haziran 1992) yeniden yayımlanmıştı.
***********************************************

III. PARTİKÜL FİZİĞİNİN BİLİMDE VE TOPLUMDA YERİ.
Yeni temel fizik kanunlarının aranması yolundaki bazı gelişmeleri,
bilhassa simetriler ile ilgili olan neticeleri kısaca gözden geçirdik.
Dünyanın sayılı lâboratuarlarında yapılan büyük çapta tecrübeler bu temel bilim
yarışını halen beslemekte devam ediyor. Uzay yarışını gazetelerden her
gün izliyoruz. Yüksek enerji fiziği yarışı da hemen hemen aynı
derecede pahalı ve heyecanlı olduğu halde basına pek aksetmiyor.
Öyleyse, halk efkârını fazla ilgilendirmeyen, şu anda endüstri ile de
bir bağı olmayan çok masraflı bir teşebbüsü milletler neden teşvik
ederler? Türkiye bu yarışla neden ilgilensin?
Bu suallere birkaç yönden cevap vermeğe çalışalım.
İlk önce, tatbikat imkânlarını ele alalım. Artık asırların verdiği
tecrübe ile biliyoruz ki, fizikte esas kanunlar bulunur bulunmaz
uygulamalı fiziğe, ordan da teknolojiye geçiş yolu açıktır. Yüksek
enerji fiziğinde temel kanunları hâlâ aradığımıza göre, onları yakın
bir gelecekte uygulamak bahis konusu olamaz. O halde “partikül fiziği
faydasız” deyip geçelim mi?
Böyle bir acele yargı vermeğe hakkımız yok. Çünkü bir ilim dalının
temellik derecesi ile tatbikat zamanı ters orantılıdır. Partikül
fiziğinin teknolojide yerini ne zaman alacağını, ne biçim tatbikatlara
yol açacağını bugünden kimse kestiremez. Asrın başında atom fiziğinden
lazerlerin, çekirdek fiziğinden nükleer bomba ve reaktörlerin
doğacağını kim düşünebilirdi? Çekirdek fiziğinin babası koca
Rutherford bile ilk nükleer reaktörün işlemesinden beş sene evvel,
çekirdek fiziğinin tahmini mümkün bir gelecekte herhangi bir pratik
tatbikatı olmayacağını söylemişti. İlim bâbında en kötü falcılar ilim
adamlarıdır. Gene de şahsi bir tahminimi ortaya atayım: Antimaddenin
yok oluşundan açığa çıkan müthiş enerjileri kullanacak yeni tip süper
reaktörler yapmak ilerde mümkün olabilir. Her halde şüphemiz olmasın
ki bugünden yüksek enerji fiziğinde üstün olanlar, yarın, hayalimizin
dahi almadığı teknolojik gelişmelerle yer yüzünü değiştireceklerdir.
Uzun vadeli teknolojik gelişmeler bir yana, böyle temel bir konudan
daha kısa vadeli ne gibi faydalar beklenebilir?
Her şeyden önce partikül fiziği başka fizik kollarını etkileyecektir.
Bunların başında astronomi ve kozmoloji geliyor. En küçükler âleminde
bulduğumuz neticelerin en büyükler âleminde enerji kaynaklarını,
dengelerini ve yıldızların, galaksilerin doğuş, yaşayış ve ölümlerini
aydınlatacağı muhakkaktır. Şimdiden kâinatta nötrinoların önemli rol
oynadığı biliniyor, antimaddenin de demin bahsi geçen kuasarlar gibi
esrarlı olaylarla bir ilgisi olabileceği tahmin ediliyor.
Partikül fiziğinin etkisi altında kalacak ikinci konu çekirdek
fiziğidir. Yakında, partiküller yardımıyla çekirdek kuvvetlerinin
anlaşılıp bu konunun sağlam bir temel üzerine oturtulmasına muhakkak
nazarı ile bakılıyor.
Nihayet başka önemli etki de matematiğe olabilir. Nasıl mekaniğin
doğru ve kesin ifadesi Newton’u differansiyel hesabı yaratmağa
zorladıysa, partikül fiziğinin tam teorisi de matematiğin yeni
kollarının gelişmesine hatta doğmasına yol açabilir.
Bir temel bilim konusu, komşu bilim dallarından başka ne çeşit insan
faaliyetlerine yardımcı olabilir? Belki temel bilimin en büyük rolü,
insanın düşünce tarzını değiştirmesidir. Çağdaş fizikte rölativite
prensibi, belirsizlik prensibi, bir teorinin yalnız gözlenebilir
büyüklüklere dayanması prensibi gibi genel ve derin tabiat prensipleri
felsefeye, hatta gündelik düşünce tarzımıza bile girmiş bulunuyor.
Partikül fiziğinde de, bizi hiç alışılmamış düşünce tarzlarına
götürecek yeni kavramlar doğmaktadır. Onlardan dünya görüşümüzü, hatta
mantığımızı etkileyecek yeni derin prensipler çıkacağına şüphe
etmiyorum. Fizikçi, mantığını tabiata zorlamağa çalışmaz, düşünce
tarzını tabiattan öğrendiği hakikatlere göre ayarlar; tabiatın
hocalığını kabul ederek ondan mantığını şekillendirmesini ve
yontmasını ister.
Bütün bunlardan başka unutmayalım ki, partikül fiziğinin büyük ölçüde
bir sosyal ve kültürel macera tarafı da var. O da insanlığı, maddenin
iki bin senedir aranan sırrına yaklaştıracak tek konu olması. Tabiatın
bu çözülmemiş meselesi tırmanılmamış bir dağ, ayak basılmamış bir
kutup veya el değmemiş bir planet gibi yerinde durdukça, fikir
fâtihlerini üstüne çekmeğe devam edecektir.

IV. TEMEL BİLİM VE TÜRKİYE
Yirminci asrın bu büyük tecrübe ve fikir macerası karşısında Türkiye
ne yapabilir? Fakir milletimizden dev lâboratuvarların inşasına
katılması beklenemez. Fakat toplumumuz fikrî tecessüse, yaratıcılığa,
tabiat meselelerinin çözümüne değer veriyorsa, yeni düşünce tarzlarına
katkıda bulunmak, yarının akıllar durduracak teknolojisine bugünden
yatırım yapmak istiyorsa, yüksek enerji fiziği gibi temel bilim
faaliyetlerini teşvike devam etmelidir. Halen genç kuşaktan Ankara’da
ve İstanbul’da bu konu ile ilgili ancak bir düzine kadar fizikçimiz
var. İkisi tecrübeci, kalanı teori ile uğraşıyor. Onların ve onların
yetiştireceği gençlerin sayesinde büyük merkezlerde yapılan
tecrübelere gücümüzün yettiği kadar katılabilir, yeni kanunları bulma
yarışına parasız girer, belki de önemli bir katkıda bulunabiliriz.
Sade konserve balık ve meyva suyu, yahut naylon ve çelik üretimini
değil, orijinal fikir ve sağlam bilgi üretimini de arttırabiliriz.
Temel bilim faaliyetleri ile ilgili olarak şu anda elimizde tuttuğumuz
büyük imkâna dikkatinizi çekmek isterim. Temel bilim, uygulamalı
bilimin ve teknolojinin aksine herkese açıktır. Temel bilimde sır
yoktur. Tersine, bu konuda çalışan bilim adamları arasında,
milletleri, siyasi inançları ne olursa olsun tam bir dayanışma vardır.
Gençlerimiz bu dayanışmadan faydalanarak milleti yarınki teknolojiye
hazırlıyabilirler. Yüksek enerji fiziğinde meselâ Hindistan’da yapılan
bir keşif, telgraf, mektup, hatta uçağına atlayan haberci fizikçiler
vasıtası ile ertesi günü Japonya, Rusya, Avrupa veya Amerika’ya
ulaştırılır. Yardım isteyen her grup dört bir taraftan yardım görür.
Uluslararası kongrelerde seminerlerde genç ilim adamları tanışır,
dostane bir rekabet havası içinde birbirleri ile fikir ve netice teati
ederler.
Yarın yüksek enerji fiziği de nükleer bombalar ve uzay araçları gibi
uygulamalı safhaya girince etrafına gizlilik perdeleri inecek ve bu
konuyu işleyenlere her türlü yardım kesilecektir. O zaman istesek de
yarışa giremeyiz. Yeni teknolojiyi memleketimize küçük mikyasta bile
sokmağa kalksak malzeme, âlet ve montaj masraflarımızdan başka,
plânlama, işletme ve geliştirme için lüzumlu bilgiyi, belimizi bükecek
meblağlar ödemek pahasına satın almak mecburiyetinde kalırız. Halbuki
temel konuları bugünden öğrenirsek, yarın kapalı duvarlar içinde bile
kendi uygulamalarımızı kendimiz yürütebiliriz.
Son olarak bir noktayı daha belirtmek istiyorum. Toplumun teşvik
edeceği birkaç temel bilim adamının başarısı, onların şahsi başarısı
değil, bu tecessüsü ve uzak görüşlülüğü duyan toplumun başarısı
sayılmalıdır. Aya iki üç astronot indiği zaman başarı, bu işe emek,
para ve irade yatıran milletlerin olacaktır. Onun içindir ki toplum
musikiyi, resmi, şiiri lüzumsuz bulduğu anda, o toplumda her fert dâhi
bile olsa, sanatkâr yetişmez. Sade kısa vadeli düşünen, dar anlamda
ütiliter felsefeye sarılan bir toplumda partikül fizikçisine yer
yoktur. Fakat öyle toplumların da yarının ileri teknolojik dünyasında,
bilim ve fikir tarihlerinde yeri olmayacaktır.
İnsan, toplumun bir parçasıdır. Ama unutmayalım ki, toplum da tabiat
içinde yerini alır. O yüzden temel bilim, tabiata dönüktür. Toplum
temel bilime dönük olduğu nispette bilim de insanlara uygulamalı
meyvelerini bırakır. Temel bilimi unutan medeniyetler sonunda
teknoloji kıtlığından ve fikir yoksunluğundan kurtulamazlar.
Her türlü faydalarını ve önemini bir kalemde silsek bile yüksek enerji
fiziği gibi bir konunun son bir özü kalıyor geriye: O da güzelliği.
Bir taraftan temel bilim derin bir gerçeği aksettirdiği için güzel.
Bir taraftan da lojik yapısı ve sadeliği bakımından güzel. Macera
açısından bakılırsa, sürprizli yollardan beklenmedik netice ve
kavramlara sürüklediği araştırıcılara heyecan dolu anlar yaşattığı
için güzel. Böyle yaratıcı ve gerçek bir güzelliğin ne zararı
olabilir? Bir avuç insan, eski dervişler misâli, tabiatın sırlarını
dolaşır dururlar. Şair Muhyiddin Abdal’ın dediği gibi

“Muhyiddinem dervişem
Hak yoluna girmişem
On sekiz bin âlemi
Bir zerrede görmişem.”


Mehmet Ali Alpar
Sabancı Üniversitesi MDBF
Orhanlı-Tuzla, İstanbul 34956
Tel: (90) 216 483 9510
Fax: (90) 216 483 9550

Advertisements

About fezagursey

Physicist.
This entry was posted in Akademisyen Mektupları - tr. Bookmark the permalink.

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s